Kötü Adam Olma Arzusu - Kötülük Yarışı - Paylaşım Yazıları ® - Blogcu




Paylaşım Yazıları ®

Kötü Adam Olma Arzusu - Kötülük Yarışı

    Cuma, Eylül 5, 2008
aradım mamafih bulamadım. sanırım dünya hala güzel bir yer ki, benden başka kötü adam olmaya özenen hiç kimse yok. zaten o kadar da kolay bir durum değil bu. yenilir yutulur değil, teoride kolay görünse de. ar, namus, inanç, saygı, adalet ve bunun gibi pek çok ifrana sahip olmayan insanlara haiz bir istektir bu. zor böyle yaşaması; en azından bunu çaktırmadan yaşaması...

istemek de yapmanın yarısı sonuçta; bir kötülük potansiyelim mevcut. peki nedir ben ve benim gibi kötü niyetli adamların bu yola girmesine engel? toplum baskısı mı? kanunlar mı?

bunlar, adı üstünde "kötü adam"ı durdurmak için yeterli ve caydırıcı sebepler değil elbette. benim kendi adıma kötü adam olmama sebebim, hal i hazırda sahip olduğum üşengeçliğimdir(e tembel bir adam olmasam zaten kötü bir adam olmazdım; çalışır, didinir, kazanır başarıya öyle ulaşırdım değil mi ama?). ben ve benim gibi insanlar genelde kötü olmak için uygun fırsatı beklerler. içimizdeki şer yıllarca gizli kalabilir. sinsiyizdir.

ben mesela; kaynak ve imkan yetersizliğinden kötü adam olamamış bir potansiyelim. ülkemdeki pek çok diğer kötü niyetli insan gibi, iyi insanların baskısı sayesinde gemli duruyorum. ama bir fırsat verilse, "medeniyeti yok etmek" de dahil olmak üzere pek çok kötü emelim var. ama inanın iyi insanların sistemi gayet güzel kurulmuş arkadaş. ben ve benim gibi kötü niyetli insanlara pek fırsat tanınmıyor günümüzde. eskiden dünya daha tenha, daha emin bir yerdi herhalde ki, daha kolaymış o zamanlar kötü adam olmak. kötülüğün gelişimi de zamanla olmuş. zaten tüfenk icat olduktan sonra da daha bir zorlaşmış bu işler... günümüzde çok daha zor kötü adam olmak. en basitinden kapınızı kilitliyorsunuz siz iyi insanlar olarak. demek kötü insanlara karşı yeterince tecrübeli artık toplum. polisinden hapis cezasına, toplumdan dışlanmaktan mallar sürüsüne katılmaya kadar pek çok caydırıcılık mevcut. lakin tüm bunlar normal şartlar altında geçerli. ne demişler: hırsıza kilit dayanmaz...

daha önce de belirttiğim gibi fırsat meselesi bu işler. bu da ortadaki mevcut fırsatı farketmekle başlıyor. bunun da ilk adımı kurnazlık, riyakarlık ve yalancılık. bunlar kötü adam olmanın olmazsa olmazlarındandır zaten.

atıyorum kurnazlığınız ve riyakarlığınız sayesinde bir kötülük fırsatını buldunuz. bundan sonra ihtiyacınız olan şey cesaret. kim demiş kötü adamlar korkak olur diye? korkak adam nasıl mukavemet göreceğini bile bile kötülüğe kalkışır? biraz sonra size kötü adam olma arzusunun sebeplerini açıklarken de daha iyi idrak edeceksiniz zaten durumu. kötü adamın da kendi çapında cesaret parametreleri vardır. şartlar gerektiğinde mangal yüreklilik şarttır; getirisi acımasızlıktır. kötü adam başedemeyeceği mukavemetle karşılaşınca kaçar ancak. zaten kaçmayacak olsak, yani siz iyi insanların deyimizle "delikanlı" takılsak, zaten kötü adamlıkla işimiz ne? biz sadece "büyük balık küçük balığı" yer düsturuna gönülden inanmış insanlarız. gücümüzün yettiği adamı sonuna kadar ezer, bizden güçlüden ışık hızıyla kaçarız. adımız üstünde namertiz, kötüyüz, puştuz, dombiliyiz.

peki küçük balığı gördük, cesaret de ettik kötülük yapmaya; nedir o zaman bizi hala yerimizde tutan şey? neden gidip direk kötülük yapmıyoruz?

inanın bu konuda kendimizi gerçekten de çok zor tutuyoruz. yani kötülük yapmak sandığınız kadar kolay olsa, inanın şu an mutfaktan ekmek bıçağını alır, ilk bulduğum godaman tipli adamı gasp ederim. mamafih bu o kadar da kolay değil. çünkü bundan sonrası artık teknik bir mesele. mühim olan paçayı kurtarabilmek, sırra kadem basabilmek. bu da teknik detay haliyle söylediğim gibi... ne tür kötülük yaparsak yapalım bunun kolay kolay cezasız kalmayacağını elbet biliyoruz. imkan meselesi bu işler. yoksa bırakır mı godaman adamın peşini? iyilerin güdümündeki kolluk kuvvetleri ensemizde olmasa zaten çoktan anarşizm gelmişti geçen bahar... tek mesele yakayı kurtarmak ve yakalanmamak. sonuçta biz de sizinle aynı masalları dinledik çocukken, biz de film izliyoruz. biz de biliyoruz dikkatsiz kötü adamın sonunu. mühim olan yaptığımız kötülüğün cezasından yırtabileceğimize emin olmamız. şayet sıyrılabileceğimiz bir durumda olursak, zaten gözünüzün yaşına bakmayacağız ki becerebilenimiz de acımıyor zaten...

peki ama neden bu kadar kötüyüz? nedir yani ibneliğin alemi?

cevap çok basit: kötü adamlar bize gerçekten de çok kötü örnek oluyorlar. yani bakıyorum hem gerçek dünyaya, hem de gerçek dünyanın getirisi tecrübelerle oluşturulan hikayelere... her kötü adamın ya bir malikanesi, ya bir ferrari'si, ya bir terör örgütü ya da benzer bir güç sembolü var. yani bu dünyadaki gerçek kötü adamların alayı güçlü insanlar, adamların alayı genelde gününü gün ediyor, sikinin keyfine yaşıyor. bu güçlerine de engin kötülükleri sayesinde sahip olabilmişler. genelde iyi insanların çektikleri sıkıntıyı çekmiyorlar. illa mesele maddiyat da de değil üstelik.

misal: bir kadını sevdiniz ve o sizi sevmiyor mu? malum kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. e böyle bir kadın her halikarda sizin olmayacak demektir. ne demiş şair? "sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda mı ki?". elbet elmanın bizi sevmesi mümkün değil ama elmayı satın almamız ve hatta oturup afiyetle yememiz mümkün. bu durum kötü adamlar açısından hiç elma yememekten daha makul bir durumdur. e o zaman olun "kötü adam", ister zorla, ister parayla bir şekilde tutun sevdiğiniz kadını yanınızda. iyi adam olunca ne oluyor? iyilikle, erdemle, irfanla geri döner mi sanıyorsunuz sevdiğiniz? ya da başka kadın dindiriyor mu acınızı? yerini tutuyor mu onun? o sandığınız brezilya dizilerinde bile olmuyor arkadaş!o yüzden siz de acımayın sizi sevmeyene, despot olun biraz. ne bileyim? şantaj yapın, babasını kaçırın, ama sevdiğinizi şerrinizle yanınızda tutun. bu, sevdiğiniz kadına hiç sahip olmamaktan bin kat iyidir. hem kim demiş zorla güzellik olmaz diye? bakınız kötü adamlara; yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında, istedikleri her şeye kötülükleri sayesinde bir şekilde sahip olabiliyorlar. örnek mi lazım illa? bakınız jr'a? hiç mi dallas izlemediniz? bir ömür boyu mutluluk ve o mutlulukla geçen hayatın da sonunda başınıza gelen bir kaç müsibet... e ömür boyu mutsuzluğa ve sıkıntıya göre daha bir katlanılır gibi sanki bu. üstelik sonunuzun da tatsız olacağı garanti değil. sonunda emekli olup pennsylvania'da bir çiftliğe 120 korumanızla birlikte yerleşmeniz bile mümkün...

e iyi insan olarak bu dünyada istediğimiz pek çok şeyi elde edemediğimiz aşikar; kötü adam olarak cebren ya da hileyle pek çok imkansızı gerçekleştirmek de kolay yoldan mümkün. o zaman ne alemi var iyi adam olmanın?

hem bakınız lafta hepiniz iyi insansınız. e herkes iyi insansa bu dünya neden bu halde? nerede hani bu kötü insanlar? yoksa pek çoğumuz kötü insan da, fırsatını bulamadığımızdan mı kötülüğümüzü yapamıyoruz ve aslında gerçekten de kötü olduğumuzu mu itiraf edemiyoruz? yoksa ben kötü değil, sen kötü değil, kim bu dünyanın anasını belleyen?

ben kendi adıma kötü bir adamım arkadaş, gizlemeye ne hacet? haliyle de içimde bir engellenemeyen kötü adam olma arzusu var. makul geliyor...

hem malum, zaman da kötü; bence siz de kollayın götü...

- yaşasın kötülük!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • Yorum yaz!
  • Baglanti
  • Yorum yaz! : Arkadasina Gonder!
    1yorum yazilmistir

    1. Yazan: kötü adam | Tarih: Çarşamba, Haziran 24, 2009 Saat:
      Konu: adres
      selamlar.. sen kötü adam görmemişsin :D gir bak bakalım
      my.opera.com/bcaner

      Baglanti >

    <<Önceki Sayfa |/ |Sonraki Sayfa>>